İnanılmaz yorgunum. Fiziksel olarak bir sorunum yok ya da artık fiziksel olarak bu duruma alıştım, yorgunluk beni yormuyor. Ancak beynimin içi tam bir kaos ve ben artık yaşamayı kaldıramıyorum.
Hayatın sonu ile ilgili düşünmüyorum. Bir intihar eğilimi gibi değil sonu düşünmek gibi hissettirmiyor bu durum. Kafamın içi o kadar dolu ki herhangi bir şeyin herhangi bir yere sığacak ya da yerleşecek durumu yok. Tetris gibi düşünebiliriz. Bloklar gelmeye devam ettikçe alttaki (yani üsttekileri de birleştirebilirsiniz ama alttakileri birleştirmek daha fazla alan açar) blokları birleştirerek yok etmek gerek ki yer açılsın. Oyuna devam etmenin yolu yer açmak. Bende yer kalmadı ve bloklar gelmeye devam ediyor.
O kadar paralize bir haldeyim ki minicik küçücük şeyleri bile halledemiyorum. Sadece bir şekilde işe geliyorum, bana verilen işleri tamamlamaya çalışıyorum. İş dışında oğlumun temel ihtiyaçlarını karşılamaya kendimi zorluyorum, mümkün olduğu kadar sevgi ve ilgi ihtiyacını da karşılıyorum. Şükür ki tek ebeveyni değilim ve yapamadıklarımı eşim hallediyor. Ancak bu sıraladıklarım dışında herhangi bir şey yapamıyorum.
Vakitsizlik, fiziksel yorgunluk, yetişememe gibi bir şey değil. Yapamıyorum. Beynimde yer yok. Yer olmayınca sadece durabiliyorum. Durmak insanı normalde dinlendirebilir değil mi? Dinlenmiyorum. Çünkü durmak yapmak zorunda olduklarımı yapamamak demek, bunların birikmesi ve daha fazla yapılacak şey demek. Biriktikçe vaktimin kalmaması ve benim iyice donup kalmam ve sadece durmam, herhangi bir şey yapamamam demek. Bu arada aklıma yapacak yeni şeylerin gelmesi, zaten ilerlemediğim yapılacaklar listemin daha da büyümesini de unutmamak gerek. Beynimin içinde kendime görev yazıp duruyorum.
Bu döngüden nasıl çıkacağımı bilmediğim için randevumu erkene aldım. 5 gün sonra doktora gideceğim. Şu an nefes almaya devam edebilmek için buna tutunuyorum. Kendimi salıya odakladım. Ama yine de yaşamakta gerçekten zorlanıyorum.
Yorum bırakın