Kendimizi Vasat Bir Erkeğin Özgüveniyle Mi Taşısak?

Dış görünüşümü önemsiyorum. Yani doğrudan tepkileri, alma potansiyelimin olduğu iltifatları vb. değil, görünüşüm ve tarzımla dış dünyaya verdiğim mesajı önemsiyorum. Güzel görünmekten veya uyumlu giyinmekten hoşlanıyorum. Kimsenin beni görmeyeceği zamanlarda bile pijamalarımı takım olarak giymek isterim mesela bu dış gözden ziyade kendimi nasıl gördüğümle alakalı bir durum.

Uzun zaman önce fark ettim ki bunu erkek gözü için değil kendim ve diğer kadınların gözü için yapıyorum. Diğer kadınları da şöyle açıklayabilirim, ben kendim toplum içinde insanlarla muhatap olurken başka kadınların kendilerini yansıtma tercihlerini inceliyorum. Bazılarını çok beğeniyorum ve beğendiğimi rahatsız etmemeye çalışarak bakışlarımla ifade ediyorum. Ortam müsaitse mesela bir yerde sıra bekliyorsak veya bir deneme kabinindeysek karşıdaki kadını beğendiğimi mutlaka söylüyorum. Saçınız çok güzel diyorum, elbisenizi çok beğendim, çok şıksınız… Beğenmediysem de tercihlerine saygı duyuyorum.

Şimdi burada konuyu dramatik bir şekilde değiştirmek gibi olacak ama sonunda bağlayacağımı belirtmek isterim. Yazları stajyerlerimiz oluyor. Bu seneki ilk grubumuz geldi. Hepsiyle tanıştık, birimi tanıttığımız ve sorularını cevapladığımız bir toplantı yaptık. O toplantıya giderken kıyafetimi ve görüntümü ona göre ayarladım mesela. O sabah stajyerlerin başlayacağını bilmediğim için saçımı ve makyajımı yapmamıştım. Takılarımı da çantama atmış işe gelince takmaya üşenmiştim. Toplantı yapacağımızı öğrenince saçıma ve makyajıma biraz müdahalede bulundum, takılarımı taktım ve ceket giydim. Normalde ceketim koltuğumun arkasında durur sadece makama giderken giyerim ama bir tanıtım toplantısında temsilin önemli olduğunu düşünüyorum.

Toplantıda çocuklarla (aramızda neredeyse 20 yaş olduğu için çocuklar) tanıştık, konuştuk. Güzel de bir grup çok tatlı bireyler var, iyi anlaştık. Hepsine her gördüğümde selam veriyorum. Diğer katlarda görevlendirilmiş olsalar da bizim kattaki toplantı salonunda çalıştıkları için yolum düştükçe yanlarına uğrayıp hallerini hatırlarını soruyorum. Bir ihtiyaçları olup olmadığını kontrol ediyorum. Hani bir samimiyet var ama bir çizgi de var.

Bu arkadaşlar 2-3 haftadır beni ceketle makama koştururken de gördüler eşofman gibi pantolonla ve boş bakışlarımla mutfaktan kahve alırken de. Derken geçen gün bir elbise giydim, o elbisemi işe ilk defa giyiyorum herhalde birkaç da iltifat aldım. Biraz da kısa olduğunu belirtmek isterim. 657’ye aykırı olmasına 2 cm falan var. Herkes de elbiseme iltifat edince iyi geldi, öğle arasında saçımı yaptım makyajımı yaptım kendimi de güzel hissediyorum. Yemekhaneye indim, tek başıma sıra bekliyorum. Bir tane stajyerimizi gördüm o da yemekhaneden çıkıyor. Beni gördü, sağ olsun bebeğim takdir etti herhalde beni şöyle bir baştan aşağı süzdü, rahatsız edici bir gülümsemeyle selam verdi. Veled-i zina! Senin ne haddine beni süzmek ve bunu açıkça yapmak? Bir de üstüne pis pis sırıtabilmek? Sert bir şekilde selamına karşılık verdim geçti gitti zaten. Çok geçmeden başka bir stajyer arkadaş daha çıktı yemekhaneden. Bu arkadaş da aynı şeyi yaptı ama biraz bilinci varmış sanırım daha usturuplu olarak yaptı. Gülüşü o kadar bariz değildi. Lan pezevenkler, beni açıkça süzebileceğiniz izlenimini size ne verdi?

Bir iş yerindeyiz. Bize bağlı olarak staj yapıyorsunuz. Bu lakayıt tavır nedir? Staj yapmasanız da doğrudan beraber çalışıyor olsak bile beni süzebileceğiniz fikrine nasıl kapıldınız? Astınız olsam bu tacize girer zaten yapamazsınız. Diğer durumlarda da tacize giriyor ama bunu başından “Aa ama bu taciz!” diye yazsam bu sefer de okuyan kişilerden çok büyük bir çoğunluğunun “40 yaşında kadın iş yerindeki 20’lik delikanlıların ona baktığını zannediyor yazık ya kıyamam kocası hiç ilgilenmiyor herhalde” diye düşüneceğine de eminim. Bu durum beni gerçekten sinirlendiriyor.

Ortalarda bir laf dolanıyor, “kendini vasat bir beyaz erkeğin özgüveniyle taşı”* diye. Bayılıyorum. Türkiye’de insanların ten rengi üzerinden ırka dair çok atıf olmadığı için ben bu lafı bize göre şöyle kısaltmak istiyorum “Kendini vasat bir erkeğin özgüveniyle taşı”. İşte bu stajyerlerdeki durumun bu olduğunu düşünüyorum. Altı tamamen boş, hiçbir temele dayanmayan sadece cinsiyetlerinden ve cinsiyetlerine toplumun atfettiği özelliklerden kaynaklanan bir hak görme. Bu hak görmeyi de özgüven zannediyorlar. Kendilerince sahip oldukları özgüvenin altını dolduracak nitelikleri olabilir, toplumsal açıdan iyi özellikleri olabilir. Mesela iyi okullarda okuyor olabilirler, boyları uzun olabilir, saç çizgileri kaşlarına değiyor olabilir, paraları olabilir vs. vs. Teknik olarak bu şeylerden hiçbiri, hatta sahip oldukları hiçbir şey başka bir insanı bu şekilde süzme hakkını vermez. Hani bu çocukların kısa boylu çirkin ve salak olmaları ile uzun boylu yakışıklı ve zeki olmaları arasında hiçbir fark yok.

Baksanıza bir erkeğin rahatsız edici bakışını anlatabilmek ve bana inanılabilmesi için paragraf paragraf açıklama yapıyorum. Görünüşüme atfettiğim değerden, kendime ilişkin fikrimden, yaş farkından ve nasıl algılanabileceğimi bildiğimden bahsediyorum. Üstelik hepsi “altı üstü bir baştan aşağı sonra geri yukarı doğru basit bir süzmenin üzerine gelen pis bir gülüş” için.

Oysa bir erkeğin dar ya da bol giymesi, kısa ya da uzun kıyafetleri, dekoltesi, saçının kapalı ya da açık olması, saç rengi, tırnaklarının uzunluğu, yürürken kalçalarının ne kadar oynadığı, bir kadına nasıl gülümsediği kadınlarınki gibi konuşulmuyor. İşte stajyerler bana pis pis gülümsedi ama ben bunu açıklamak durumundayım çünkü ben yazıma “Bugün gerizekalı erkek stajyerler elbisem kısa diye beni süzdü ve ben çok rahatsız oldum.” diye başlayamıyorum. Eğer başlasam pek çok kişinin “Kadına bak kendini nasıl da bir şey zannediyor Allah bilir stajyerlere bu bakmıştır da çocuklar bununla ilgilenmemiştir bu da hırsından konuşuyordur” diyeceğini düşünüyorum. Hatta -usturuplu olarak ifade ediyorum- “Kocası bununla birlikte olmuyor herhalde” diye ekleyecek başkaları olacağına da eminim. Oysa yazanın erkek olduğunu düşünseniz 40 yaşındaki bir erkeğe bakıp onu süzen (ve hatta kıkırdayan) 20’lik kadın stajyerleri çekici bulmanız mümkün. Bir yaz dizisi başlangıcı bile olabilir.

Bu ikiyüzlülükle yaşamak beni yoruyor arkadaşlar. Rahatsız olduğum bir şeyi ifade edebilmek için cinsiyetim yüzünden on yüz beş milyon açıklama yapmak zorunda kalmaktan bunalıyorum. Olanları olduğu gibi söyleyebilmek istiyorum ve söylediğim zaman anlaşılsın istiyorum. Erkeklerin saçı başı pantolon boyu veya kadınlara gülümseyiş tarzı hikayesi dinlenirken dikkate alınmazken bir kadının hikayesi neden bu sorularla kesiliyor inanın merak ediyorum. Mesela bunca paragraf yerine şunu yazabilmek ve anlaşılmak istiyorum:

“Bugün yemekhanede 2 stajyer beni süzdü ve ben rahatsız oldum. Nokta.”

*Carry yourself with the confidence of a mediocre white man.”

Yorum bırakın