Ama Kafamız Nasıl Güzel

Eskiden tatile gitmek benim için çok stresli bir durumdu. Kendimi iyi hissedebilmek için bir ev dolusu eşyaya sahip olduğumdan ve hepsini yanımda taşıyamadığımdan gerilirdim. Şu dünyadaki 38 yılımı doldurmama 10 gün kala kendimi beynimde 40’a tamamladım ve 40’lı yaşlar güzelmiş demek istiyorum. Bir tatile çıktık. Bu sefer biraz değişik oldu.

Şu an arabada oğlum uyurken çorapla giydiğim crocslarımla yazı yazıyorum. Pazar gününden beri yoldayız ben ilk defa bugün (bugün Çarşamba) makyaj yaptım. Numaralı gözlüklerimle geziyorum çünkü kendime dede gözlüğü yaptırdım, kolormatik. Güneş görünce kararıyor camlarım. Çok rahat oldu. Tatilden önce de kendime bir salopet aldım, günlerdir onu giyiyorum. Glutenden oğluma 6 aylık hamileliğimdeki karnıma denk gelecek şekilde şişen göbeğimi de takmaz oldum. İnanılır gibi değil.

Bilmem hatırlar mısınız söylemiştim dış görünüşümü önemsiyorum. Bir de ergenliğimi 2000lerde yaşamam sebebiyle sıfır beden modasını farkındalık sahibi olmadan içselleştirmiş bir insanım. 34-36 bedenken kendimi şişman zannediyordum mesela. Hamilelik sonrası 40 bedenden bildiriyorum, hayır şişman değilmişim. Eklemek istediğim bir şey daha var, şu an da şişman değilim. (En azından kabul etmek istediğim şey kendimce bu) Şişmanlığın doğrudan insanın görünüşüyle ilgili bir yorum olduğunu, güzellikle alakası olmadığını kabul etmeye çalışıyorum. Ama kadın bedeni üzerinden inşa edilen dünyayı düşündükçe ne kadar zorlandığımı anlarsınız diye düşünüyorum.

Artık genç olmadığımı görmeye başlıyorum ve bunu fark ettikçe kendimle ne yapacağımı bilemiyorum. Çünkü klasik kodlara göre zayıf değilim, çirkinim. Yaşlanıyorum, çirkinim. 20 yaşında görünmüyorum, çirkinim. Göbeğim var, çirkinim. Yorgun görünüyorum, çirkinim. Makyaj yapmadığım zaman bakımsızım, çirkinim. Saçımı olduğu gibi bıraktığım zaman bakımsızım yani çirkinim. Mükemmel değilim yani çirkinim. Çirkinsem çirkinim de diyemiyorum çünkü bir kadının çirkin olması bu dünyadaki en kötü şeylerden biri. Her adımımızda yaşlanan, anne olan, kendini bırakan, kendine bakmayan kadınları eleştiren bir şey görüyoruz. İtiraz edecekseniz televizyonu açıp 15 dk reklam izlemenizi öneriyorum. İzlediğiniz 10 reklamdan kaç tanesi kadınlar ve görünüşleri üzerine, bir sayın…

Farkında olarak ya da olmadan, neredeyse dünyadaki bütün kadınların bunun yükünü çektiğini düşünüyorum. Bazısı benim gibi göbeğinden rahatsız oluyor, bazısı kaz ayaklarındaki kırışıklıklardan. Beyazlayan saçlarımızdan, eskisi gibi görünmeyen bedenlerimizden, tüylerimizden, götümüzden başımızdan her bir noktamızdan rahatsız oluyoruz. Hiçbir şeyi değiştirmeden sadece cinsiyet değiştirdiğimizde beyaz saçlar olgunluk işaretine, kaz ayaklarındaki kırışıklıklar deneyime dönüşüyor. Erkekler yaşlandıkça seksileşiyorlar!? 40lık, göbekli kır saçlı kadınlar neden seksileşmiş olmuyor peki? Adamlar seksiyse kadınlar da seksi görülsün demiyorum. Kadınlar çirkin madem adamları da çirkin kabul edelim falan da demiyorum. Sonuca varmadan soruyorum, arada ne fark var? Bunu biraz düşünelim istiyorum.

Ben tek başıma toplumun algısını değiştiremem. Bunun için uğraşabilirim tabii ama en çok kendi algımı ve bakış açımı etkileyebilirim. Bu değişim 40’a yaklaştığım için mi oldu, oğlum yataktan kalkıp tuvalete gitmeyi çığlık atarak reddedip sonra yatağa çişini yaptığı ve her gün makinelerce çişli çamaşır yıkadığım 3-4 haftalık dönemdeki bitikliğimde mi oldu, uykusuzluktan geberirken bok gibi görünmeyi umursamadan dışarı çıkmaya başladığımda mı gerçekleşti bilmiyorum. Belki de bu konuyu bilinçli şekilde düşünmeye ve kendimle makul düzeyde konuşmaya çalıştığım için olmuştur. Tabii hepsi de olabilir.

Yine de şunu diyebilirim. Crocslar çok çirkin buluyorum. Şu an ayağımda crocs var, terliğimin üzerinde süsler bile var kendime Ravenclaw arması aldım mesela. Soket çorapları da çektim terliklerimin içine. Dışarıdan güzel görünüyor muyum bilmiyorum ama ben halimden memnunum. Kendimi iyi hissediyorum. Hava serin, çok rahat bir şort giydim, tişört giydim, yanıma da bir hırka aldım. Soğukta şort mu giyilir diye düşünmüyorum. Bence güzel ve rahat oldu. Dede gözlüğümü taktım. Mis. Bugün salopetimi yıkatma fırsatı bulursam yarın yine salopetimi giyeceğim. Bulamazsam da yine şortumu giyerim yanımda başka da bir şey getirmedim zaten. Bu arada siz de bir düşünün olur mu? Gerçekten güzel olmak zorunda mıyız? Diyelim ki zorunda değiliz ama güzel olmak istiyoruz. Bir soru daha sormak isterim, güzellik gerçekten bu tanımlandığı şekilde mi güzel?

Bir Cevap Yazın